Posts

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri: Afrika’da kalkınmanın finansmanı

  Keçecizade Fuat Paşa, Tanzimat döneminin en önemli şahsiyetlerinden biriydi ve iki kez Başbakanlık (Sadrazam), beş kez de Dışişleri Bakanlığı makamında bulunmuştu.  Avrupalı muhataplarına karşı Osmanlı Devleti’nin o dönemde dünyanın en güçlü devleti olduğunu iddia eden Paşa’nın bu iddiasına delil olarak  “Asırlardır siz dışardan, biz içerden bir türlü yıkamıyoruz!”  dediği nakledilir.  Fuat Paşa’nın bu sözünü  Afrika ’nın kalkınma serüvenine uyarlayacak olursak, en az bir asırdır kıtanın kalkınması için hem Afrika dışından hem içinden gayret gösterilmesine rağmen arzulanan kalkınma düzeyine bir türlü ulaşılamadı.  Bu gayretlerin samimiyeti tartışılabilir. Ancak, Afrika ülkelerinin veya dünyanın başka coğrafyalarındaki diğer az gelişmiş ülkelerin kalkınabilmesi için mali kaynaklar, yani kalkınmanın finanse edilmesini sağlayacak varlık ve fonlar kilit önemi haiz. Makalenin devamı için tıklayınız . 

Tarihsel perspektiften Mali’deki protestolar

  Moritanya’dan Sudan’a kadar uzanan Sahel bölgesinin yüzölçümü bakımından en büyük ülkelerinden   Mali , haziran ayı başından bu yana Cumhurbaşkanı İbrahim Bubakar Keita aleyhine kitlesel gösterilere sahne olmakta.  Protestocular ülkedeki yoksulluk, yolsuzluk ve işsizliğin yanısıra güvenlik durumunun gittikçe kötüleşmesi gibi nedenlerle Cumhurbaşkanı Keita’nın istifasını istiyor.  Ancak bu protestoları ilginç kılan, ülkenin önde gelen din adamlarından olan Mahmoud Dicko’nun çağrısıyla başlaması ve siyasi yelpazenin hemen her kesiminden parti ve oluşumları etrafında toplaması.  Yazının devamı için tıklayınız .

Afrika için “déjà vu” vakti

Koronavirüs  kaynaklı küresel salgın  Afrika  kıtasında hızla yayılıyor ve kıta ülkeleri ekonomileri üzerindeki etkisi gün geçtikçe artıyor.   Bu bağlamda Uluslararası Para Fonu ( IMF ), Sahra-Altı Afrika’nın 2020 yılı içerisinde yüzde 5,4 daralabileceğini öngörüyor.  Bahsekonu ekonomik daralma Sahra-altı Afrika’da son çeyrek asır içerisinde görülecek ilk resesyon anlamına geliyor.  Dahası, normal şartlarda ihtimal verilemeyecek olan bu denli bir ekonomik küçülmenin dahi iyimser kalma ihtimali bulunuyor.  Zira, mevcut durumda salgının öngörülenden daha uzun süreceğine yönelik tahminler ağırlık kazanıyor.  Öte yandan salgının oluşturduğu ekonomik koşulların, doğru kullanılması halinde Afrika ülkeleri için bir fırsat oluşturduğu dillendiriliyor.  Bu bağlamda Afrika ülkelerinin kalkınmasının önünde engel teşkil eden ekonomik kısır döngülerin kırılabileceği iddia ediliyor.  Teoride kulağa hoş gelmekle birlikte böyle bir olasılığın gerçe...

George Floyd, Nuh Peygamberin nesi olur?

Siyahi Amerikalı George Floyd’un, Amerikan halkını ve dahi kendisini korumakla görevli polis memurları tarafından geçtiğimiz ay öldürülmesinin ardından ırkçılık, ABD başta olmak üzere tüm dünyada yeniden tartışılmaya başlandı.  Tepkilerin odak noktasını siyahilere yönelik ırkçı ve ayrımcı politikalar oluşturdu. Bu bağlamda  “milli kahramanlar”  olarak görülen eski sömürge idarecilerinin veya köle tacirlerinin heykelleri bir bir söküldü.  Ancak, hemen her toplumun kendi  “zencileri” nin bulunduğu, ayrımcılığın köle ticareti ve sömürgecilikle sınırlı kalmadığı, dolayısıyla başta Afrika ülkeleri olmak üzere  “beyaz ırk”  olarak görülmeyen halkların mevcut durumda dahi uluslararası siyasi ve ekonomik sistem tarafından ikinci sınıf görüldüğü gerçeği her türden ırkçılığın faillerini pek ırgalamadı. O halde bugün dünya nüfusunun büyük bir kısmını öyle veya böyle etkileyen, ancak en fazla zararı Afrika halklarına veren ırkçıl...

Bir otokratın ardından: 1972 Soykırımından bugüne Burundi

Burundi Cumhurbaşkanı Pierre Nkurunziza geçen hafta başında vefat etti. Koronavirüs küresel salgını bağlamında Nkurunziza’nın ölüm nedeni üzerinde spekülasyonlar uluslararası kamuoyunda gündem olurken, adıgeçenin arkasında bıraktığı siyasi miras üzerinde pek durulmadı. Bu minvalde, Nkurunziza’nın akıbetinden ziyade, ülke nüfusunun yüzde 85’ini oluşturan Hutular ile yüzde 14’ünü meydana getiren Tutsiler arasındaki husumete, dolayısıyla ülkenin kaderine odaklanmak gerekiyor.  Yazının devamı için tıklayınız .

Sudan’da gençler devrim treninden indirildi mi?

“ Sudan’ın devrim trenini bekleyen zorlu yokuşlar ” başlıklı yazımızı Alex De Waal’ın bir sözüyle bitirmiştik. De Waal mealen, 30 yıldır iktidarda olan  El-Beşir ’i deviren darbenin gerçek anlamda demokrasiye doğru bir adım olabilmesi için, ülkedeki demokratların askerleri karşılarına alması gerektiğini ifade etmişti.  11 Nisan 2019’da ordunun yönetime el koymasının ardından geçen süreyi dikkate aldığımızda, esasen bu karşı duruşun ilk raundunun, geçtiğimiz yıl dün meydana gelen 3 Haziran katliamı ve hemen akabinde gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Bu bağlamda gençler, maruz kaldıkları katliama rağmen meydanları terk etmemişler, aksine daha büyük kalabalıklar halinde  demokrasi  taleplerinin arkasında durmuşlardı.  Yazının devamı için tıklayınız https://www.indyturk.com/node/189996/d%C3%BCnyadan-sesler/sudan%E2%80%99da-gen%C3%A7ler-devrim-treninden-indirildi-mi

Afrika’nın koronavirüs ile imtihanı

Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, koronavirüsü küresel salgın ( pandemi ) ilan ettiği 11 Mart Salı günü gerçekleştirdiği bilgilendirme toplantısında, salgınla mücadelenin topyekün ve dayanışma halinde yapılması gerektiğini söyledi. Zira  Çin  tarafından 31 Aralık 2019 günü  DSÖ ’ye bildirilmesinden bugüne kadar (19 Mart) koronavirüs ( kovid-19 ) 150 ülkede 200 binin üzerinde kişiye bulaştı ve 9 bine yakın can aldı.  Geçtiğimiz 20 yıl içerisinde meydana gelen diğer salgınlara göre daha az ölümcül olan koronavirüsü ürkütücü kılan faktör, semptomların henüz ortaya çıkmadığı kuluçka evresinde dahi bulaşabilmesi ve kitlesel boyuta çok çabuk ulaşabilmesi. Yazının tamamı için tıklayınız