Posts

Demokrasinin düşmanları

  Adamın birisi yolda giderken paslı bir nal bulur. Yoksulluğu nedeniyle bulduğu bu nala sevinen ve ümitlenen adam   "geriye üç nal ile bir at kaldı"  der.  Bu anekdotun  Afrika  kıtasındaki halkların demokratikleşme arzusunu ve serüvenini açıkladığı söylenebilir.  Zira, 1990'larda kıtadaki birçok ülkede çok partili hayata geçilmesi ve seçimlerin yapılmaya başlanması bulunan nala benziyor ve demokrasi adına ümit vadediyor.  Öte yandan bulunan nal paslı, çünkü seçimler büyük ölçüde hür ve adil bir şekilde yapılmıyor.  Diğer üç nal ve atı temsil eden hukukun üstünlüğü, toplumu oluşturan tüm bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin teminat altına alınması, yargı bağımsızlığı ve hesap verebilirlik gibi demokrasinin olmazsa olmaz prensipleri ya ortada yok veya bu alanlarda ciddi sorunlar bulunuyor. Yazının devamı için tıklayınız . 

Üçüncü dalga ne zaman gelecek?

  Harvard Üniversitesi siyaset bilimi profesörlerinden Samuel Huntington, 1991 yılında yayınladığı   "Üçüncü Dalga: 20. Yüzyıl Sonunda Demokratikleşme"   adlı eserinde dünya genelinde demokratikleşmeyi üç dönem halinde inceler.  Birinci dalgayı Amerikan ve Fransız devrimleriyle başlatırken, müteakip dalganın İkinci Dünya Savaşı'nı izleyen süreçte ortaya çıktığını söyler.  Üçüncü dalganın ise 1974 yılında  Portekiz 'deki diktatörlüğün son bulmasıyla başladığına ve Soğuk Savaşın ardından doruk noktaya ulaştığına dikkat çeker.  Ancak  Afrika 'nın demokratikleşme tarihinin, Huntington'ın ortaya koyduğu bu dönemlerle uyuşmadığını görürüz.  Yazının devamı için tıklayınız .

Mali'deki gelişmelerin penceresinden Afrika'da darbelerin nedenleri

  Geçen hafta   Mali 'de askeri bir darbe gerçekleşti ve 2013 yılından bu yana ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı   İbrahim Bubakar Keita   alaşağı edildi.  Böylelikle başkent  Bamako 'da halkın, ülkedeki yoksulluk, yolsuzluklar, seçim usulsüzlükleri ve gittikçe kötüleşen güvenlik durumu gerekçesiyle haziran ayı başından buyana Keita'nın istifası beklentisi, farklı bir şekilde de olsa gerçekleşmiş oldu.  Keita, seleflerinden Musa Traore gibi protestocuların istifa çağrılarını yanıtsız bırakmayı yeğleyerek Mali'nin askeri darbeyle devrilen dördüncü  Cumhurbaşkanı  unvanını(!) kazandı.  Şimdilerde Mali'de, geçen yıl  Sudan 'da olduğu gibi, muhtemelen askeri cuntanın güdümünde olacak üç yıllık bir geçiş dönemi konuşuluyor. Mali ve Sudan bu konuda yalnız değiller; zira kıta ülkelerinin büyük çoğunluğunun bağımsızlığını kazandığı 1960'lı yıllardan bu yana  Afrika , dünyanın en fazla askeri darbe gerçekleşen coğrafyası.  Şimdiye kadar...

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri: Afrika’da kalkınmanın finansmanı

  Keçecizade Fuat Paşa, Tanzimat döneminin en önemli şahsiyetlerinden biriydi ve iki kez Başbakanlık (Sadrazam), beş kez de Dışişleri Bakanlığı makamında bulunmuştu.  Avrupalı muhataplarına karşı Osmanlı Devleti’nin o dönemde dünyanın en güçlü devleti olduğunu iddia eden Paşa’nın bu iddiasına delil olarak  “Asırlardır siz dışardan, biz içerden bir türlü yıkamıyoruz!”  dediği nakledilir.  Fuat Paşa’nın bu sözünü  Afrika ’nın kalkınma serüvenine uyarlayacak olursak, en az bir asırdır kıtanın kalkınması için hem Afrika dışından hem içinden gayret gösterilmesine rağmen arzulanan kalkınma düzeyine bir türlü ulaşılamadı.  Bu gayretlerin samimiyeti tartışılabilir. Ancak, Afrika ülkelerinin veya dünyanın başka coğrafyalarındaki diğer az gelişmiş ülkelerin kalkınabilmesi için mali kaynaklar, yani kalkınmanın finanse edilmesini sağlayacak varlık ve fonlar kilit önemi haiz. Makalenin devamı için tıklayınız . 

Tarihsel perspektiften Mali’deki protestolar

  Moritanya’dan Sudan’a kadar uzanan Sahel bölgesinin yüzölçümü bakımından en büyük ülkelerinden   Mali , haziran ayı başından bu yana Cumhurbaşkanı İbrahim Bubakar Keita aleyhine kitlesel gösterilere sahne olmakta.  Protestocular ülkedeki yoksulluk, yolsuzluk ve işsizliğin yanısıra güvenlik durumunun gittikçe kötüleşmesi gibi nedenlerle Cumhurbaşkanı Keita’nın istifasını istiyor.  Ancak bu protestoları ilginç kılan, ülkenin önde gelen din adamlarından olan Mahmoud Dicko’nun çağrısıyla başlaması ve siyasi yelpazenin hemen her kesiminden parti ve oluşumları etrafında toplaması.  Yazının devamı için tıklayınız .

Afrika için “déjà vu” vakti

Koronavirüs  kaynaklı küresel salgın  Afrika  kıtasında hızla yayılıyor ve kıta ülkeleri ekonomileri üzerindeki etkisi gün geçtikçe artıyor.   Bu bağlamda Uluslararası Para Fonu ( IMF ), Sahra-Altı Afrika’nın 2020 yılı içerisinde yüzde 5,4 daralabileceğini öngörüyor.  Bahsekonu ekonomik daralma Sahra-altı Afrika’da son çeyrek asır içerisinde görülecek ilk resesyon anlamına geliyor.  Dahası, normal şartlarda ihtimal verilemeyecek olan bu denli bir ekonomik küçülmenin dahi iyimser kalma ihtimali bulunuyor.  Zira, mevcut durumda salgının öngörülenden daha uzun süreceğine yönelik tahminler ağırlık kazanıyor.  Öte yandan salgının oluşturduğu ekonomik koşulların, doğru kullanılması halinde Afrika ülkeleri için bir fırsat oluşturduğu dillendiriliyor.  Bu bağlamda Afrika ülkelerinin kalkınmasının önünde engel teşkil eden ekonomik kısır döngülerin kırılabileceği iddia ediliyor.  Teoride kulağa hoş gelmekle birlikte böyle bir olasılığın gerçe...

George Floyd, Nuh Peygamberin nesi olur?

Siyahi Amerikalı George Floyd’un, Amerikan halkını ve dahi kendisini korumakla görevli polis memurları tarafından geçtiğimiz ay öldürülmesinin ardından ırkçılık, ABD başta olmak üzere tüm dünyada yeniden tartışılmaya başlandı.  Tepkilerin odak noktasını siyahilere yönelik ırkçı ve ayrımcı politikalar oluşturdu. Bu bağlamda  “milli kahramanlar”  olarak görülen eski sömürge idarecilerinin veya köle tacirlerinin heykelleri bir bir söküldü.  Ancak, hemen her toplumun kendi  “zencileri” nin bulunduğu, ayrımcılığın köle ticareti ve sömürgecilikle sınırlı kalmadığı, dolayısıyla başta Afrika ülkeleri olmak üzere  “beyaz ırk”  olarak görülmeyen halkların mevcut durumda dahi uluslararası siyasi ve ekonomik sistem tarafından ikinci sınıf görüldüğü gerçeği her türden ırkçılığın faillerini pek ırgalamadı. O halde bugün dünya nüfusunun büyük bir kısmını öyle veya böyle etkileyen, ancak en fazla zararı Afrika halklarına veren ırkçıl...